Blog Arsivi

Din Dersi

Alak suresi:

Kur’an ayetlerinin ilk indirilmeye baslandiginda, Allah elçisine Alak suresi 1. ayetinde, Yaradan Rabbin adiyla oku diye geçer. Sizce bu ayette geçen OKU emriyle Allah elçisine, ne söylemek istiyor olabilir? Kur’an i oku diyor dersek, daha indirilmis bir kitap, ayetler olmadigina göre, bu ayette geçen OKU emrinden, indirdigimiz ayetleri, bildigimiz sekliyle biz söyleyince sende tekrarla seklinde anlarsak, sanirim ayetin bizlere anlatmaya çalistigi asil amaci tam anlamamis oluruz. Konuyu daha iyi anlayabilmemiz için, bu ayetin devamindaki 2 ayeti de yazalim, daha sonra üstünde birlikte düsünelim.

Alak 1–2–3: YARATAN RABBININ ADIYLA OKU! O, insani bir yapiskan döllenmis yumurta hücresinden yaratti. OKU; ÇÜNKÜ RABBIN SONSUZ KEREM SAHIBIDIR. (Bayraktar Bayrakli meali)

Bu konuyu dogru anlayabilmemiz için, önce Kur’an da bolca geçen ve Allah in elçisinin okumasini istedigi AYET kelimesinin ne anlama geldigini de dogru anlamamiz gerekir. Ayet kelimesi Arapçada, DELIL, AÇIK ALAMET, ISARET, MUCIZE anlamlarina gelir. Yukaridaki ayeti anlamaya çalisirken, lütfen ayet kelimesinin anlamini unutmayalim.

 

Hüzün Senesi ya da Hüzün Yili, 

619 M.'ye denk gelen Hicri takviminde bir yil. Ismin nedeni, Islam Peygamberi Muhammed'in hem amcasi Ebu Talib'i, hem de ilk hanimi Hatice'yi art arda kaybetmesidir.

 

Peygamberlerin sifatlari
Sidk Emanet Teblig Fetanet Ismet

Sidk: Sidk, dogru olmak demektir. Allah (c.c.) tarafindan gönderilen bütün peygamberler dogru sözlü,
dürüst kimselerdir. Onlar ister görevleriyle alakali hususlarda isterse günlük hayatla ilgili konularda olsun asla yalan söylememislerdir. Zaten yalan söylemis olsalardi insanlarin onlara inanmasi mümkün olmazdi.
Kur’an’da, peygamberlerin sidk sifatina sahip oldugunu belirten ayetler yer almaktadir. Örnegin bir
ayette Hz. Ibrahim (a.s.) ile ilgili söyle buyrulmaktadir: “Kitapta Ibrahim’i de an. Zira o, sidki bütün bir
kimse, bir peygamberdi.”(1) Hz. Yusuf (a.s.) ile ilgili olarak da “Ey Yusuf! Ey dogru sözlü kisi!..”(2) ifadesi
yer alir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) de diger tüm peygamberler gibi her zaman
dogru sözlü olmustur. O, saka amaciyla bile olsa asla yalan söylememistir.

Emanet: Güvenilir olmak demektir. Bütün peygamberler söz ve davranislariyla insanlara güven duygusu vermisler, her zaman güvenilir kisiler olmuslardir. Bu özelliklerini de toplum karsisinda dile getirmislerdir.
Örnegin Kur’an’da yer alan bir ayette, Hz. Nuh’un (a.s.) ve Hz. Hud’un (a.s.), kavimlerine, “Bilin
ki ben, size gönderilmis güvenilir bir elçiyim.”(3) dedigi belirtilmistir. Baska bir ayette de “Hiçbir
peygamberin, emanete ihanet etmesi düsünülemez…”(4) buyrulmustur.

Teblig: Teblig sifati, ilahi mesajlari insanlara oldugu gibi açiklamak anlamina gelmektedir. Peygamberler,
Allah (c.c.) tarafindan kendilerine verilen görevin geregini en güzel sekilde yapmislardir. Peygamberler,
teblig görevini yaparken ilahi mesajlara ne bir ekleme yapmislar ne de bunlardan bir sey
eksiltmis ve gizlemislerdir. Onlar ne pahasina olursa olsun hiç korkmadan, çekinmeden ilahi emir ve
yasaklari insanlara ulastirmislardir. Kur’an-i Kerim’de, “O peygamberler ki Allah’in gönderdigi emirleri
duyururlar, Allah’tan korkarlar ve ondan baska kimseden korkmazlar...”(5) buyrularak bu husus
belirtilmektedir.


Fetanet: Akilli ve zeki olmak anlamina gelen fetanet, peygamberlerin ortak özelliklerinden biridir. Bütün
peygamberler akil, zekâ ve feraset bakimindan üst düzey insanlardir. Onlar keskin bir zekâya, üstün
bir akla, güçlü bir mantiga, kuvvetli bir hafizaya ve derin bir idrake sahiptirler. Bu özellikleri sayesinde
ilahi mesajlari, gönderildikleri topluma dogru bir sekilde aktarabilmislerdir. Insanlari, getirdikleri ilahi ilkelerin
dogrulugu ve bunlara uymanin gerekli oldugu konusunda ikna edebilmislerdir.

Ismet: Günahtan uzak olmak, günah islememek demektir. Peygamberler, Allah (c.c.) tarafindan tertemiz bir yaradilisla yaratilmislardir. Gizli ve açik her türlü günahi islemekten özenle kaçinmislardir.
Onlar gerek peygamberlik öncesi hayatlarinda gerekse peygamber olduktan sonra sirk ve küfür basta
olmak üzere bütün kötü fiillerden uzak olmuslardir. Kötülüklerden, günahlardan Allah’a (c.c.) siginmislardir.
Örnegin Peygamberimiz (s.a.v.) bir duasinda söyle buyurmustur: “Allah’im! Dogru yoldan sapmaktan
veya saptirilmaktan, ayagimin hak yolundan kaymasindan veya kaydirilmasindan sana
siginirim.”(1)

 

 

Yorumunuzu birakin